Türk Olmak Kolay mı?

KALEM den KLM ve KLM’nin oyunu!

Kalemdeki sesli harfleri atmak ne gibi sonuçlar doğurur? Sonuçta dünyanın en büyük havayollarından biri olan Hollanda Kraliyet havayolları nın kısaltmasına ulaşırız. Biliyorum bunu yazdım diye Ömer Yavuz isimli yorumcu, derhal “bizim üst versiyon bitaraf yazar bozuntusu böyle yazarak bize hava atıyor” diye yorum yazacak.. Olsun isteyen istediği gibi düşünsün ama ben bildiğimi yazmaktan kaçınmayacağım. İsteyen reklam desin isteyen hava atıyor desin..

Öncelikle Türk milletinin bir ferdi olarak kendimi bir Avrupalı ile kıyaslamak istiyorum. Nelerimiz farklı ve nasıl?

Öncelikle herhalde dünyanın en fazla dolaylı yoldan vergi veren ülkesiyiz. KDV, ÖTV, ek vergi, vs. ile hayatımızı vergi deryasında yüzerek geçiriyoruz. Vergiyi tavana yaymak yerine tabana yayıp fakir ve fukaradan vergi almakta dünya birincisiyiz. Aldığımız bazı ürünlerdeki vergi oranı bazen malın gerçek değerinin kat ve kat üstüne çıkıyor. Dünyada telefonla dakika konuşma ücreti en yüksek olan birkaç ülkesinden biriyiz. Tabii ki vergiler sebebiyle. Deprem sonrası zaruret sebebiyle çıkarılan ama zaruriyetini hükümetlerin direk gelir vergisi almamakta ısrar etmelerinden dolayı devam ettiren vergiler.. Yurt dışına çıkış harcı adı altında vergi alan tek Avrupa ülkesiyiz. Herhalde yurt dışına gidenin dönmemesinden korktuğumuz için. İşin bir de, daha ilginç tarafı var. Avrupalı bile bizim ne kadar zengin bir millet olduğumuzu anlamış.. Bunu nasıl mı anladım?.

Eğer ki Ankara da oturuyorsunuz ve İstanbul’a kısa bir seyahat yapmak istiyorsunuz diyelim. Yada tersi İstanbul’da oturuyorsunuz ve Ankara’da kısa süreli bir işiniz var. Sonuçta iki şekilde de gidiş-dönüş bileti almanız gerekiyor. Sonuçta yapacağınız yolculuk ve yolculuğun süresi tamamıyla ayni olacaktır. Biri size önce İstanbul dan yolculuğa başlamanız yüzünden Ankara da oturan birine göre %50 daha fazla ücret ödemeniz gerekiyor derse ne dersiniz? Sanırım şaşırırsınız ve isyan edersiniz.

KLM ile İstanbul dan Stockholm e gidiş dönüş bileti alan biri ile Stockholm den İstanbul a gidiş dönüş bileti alan biri arasında ne fark vardır? Mantık olarak hiçbir fark yoktur. Ayni yolu ayni şekilde kat edersiniz.. Ama yanıldınız! Arada tam tamına 150 euroluk bir fark mevcut nasıl mi? Bu bileti İstanbul dan alırsanız! Yani Türk’seniz, ödeyeceğiniz miktar 368 eurodur. Ama Stockholm den alırsanız sadece ve sadece 218 euro. Ayni yolculuğu Kopenhag başlangıçlı olması halinde İstanbul dan başlaması durumuna göre 160 euro daha fazla ücret ödemeniz gerekecek. İste Hollandalı bile bizim zenginliğimizi, bonkörlüğümüzü ve hatta kolayca yolunabileceğimizi anlamış. Simdi desem ki hep beraber KLM ofisine faks çekip bu çifte fiyatlandırmayı protesto edelim? Sanırım o zaman birileri telefon konuşma ücretleri ve diğer konularda kimi protesto edelim diye soracak.. (isteyen arkadaş internetten www.klm.com a girip bu dediğim doğruluğunu tespit edebilir.) Ayni yolculukları Macar havayolları MALEV veya THY ile yaptığınız takdirde yolculuğa nerden başladığınızın önemli olmadığını göreceksiniz. Fiyat hemen hemen KLM ile aynı olduğu için Macarlar bizim bonkörlüğümüzün daha farkına varamamış diyebiliriz. THY ise Avrupalıları bizim kadar zengin! zannettiği için Avrupa deki en pahalı uçuş alternatiflerinden birini sunuyor.

Uçuş sırasında ne gibi farklar gözlemlediğimi müsaadenizle anlatayım. Öncelikle uçuşa Stockholm den başladığım için İstanbul a kadar olan yolculukta hiçbir zorlukla karsılaşmadım. Ne doğru düzgün aradılar, ne de herhangi bir güçlükle karsılaştım yolculuğun İstanbul a kadar olan ilk ayağında. İstanbul havalimanında tek hoşuma giden nokta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için 6 adet pasaport kontrol noktası olmasına rağmen, diğer ülke vatandaşları için sadece bir kontrol noktası olması idi. Haliyle de inanılmaz bir kuyruk oluşmuştu yabancı uyruklular için. Türk olduğum için bir kez daha gurur duydum!

Ya Türkiye den dönüş? Tam anlamıyla bir işkence idi.. İstanbul da ayakkabı ve kemerlerimi çıkartmak zorunda kalmamın yanı sıra kilitli valizimin kilidi kırılarak içinde sadece kitaplar bulunan kısmın dikkatlice arandığını ancak valizimi geri aldığım Stockholm de anlayabildim. Bu kadarla tabii ki kalmadı, uçağın Türkiye den gelmesi sebebi ile, uçak çıkış kapısında daha önce hiç görmediğim bir pasaport kontrolüne tanık oldum. Bu pasaport kontrolünü ayrıca iki adet pekde sevimli olmayan narkotik köpeğinin yolcuları yakından koklamaları takip etti. Başka dikkat çekici olay ise saç rengi sarı ve ten rengi açık renkli olan yolculara pasaport sorulmamasıydı. Bu ilk kontrolü takiben 2 defa daha pasaport kontrolü yapıldı. Bu kontrol noktalarında AB vatandaşları için 8 kapı varken diğer ülke vatandaşları için sadece 1 kontrol kapısı mevcuttu. Bu kontroller toplam 2 saati bulduğu için bir sonraki uçağa ancak koşarak yetişebildim. Kendi kendime acaba biz İstanbul da yabancı uyrukluları beklettiğimiz için şimdi intikam mi alıyorlar diye de düşündüm..

Bize karsı çifte standardı bir ilke haline getiren Avrupa nın bu iki yüzlü tutumuna üzülelim mi? Ya kendi ülkemizde yaşadıklarımız? Velhasıl biz gerçekten sabırlı milletiz.. Hem içeriden hem dışarıdan aldığımız darbelere karsı hep ya sabır diyoruz. Nereye kadar?

Neyse devam edelim, ancak buna rağmen Avrupanin, yerli sigara ve ickiyi en ucuza tüketen milletiyiz. Hükümetlerimiz bize muz gibi gayet zararli tropikal meyvelerin vergisini arttirarak bizi icki ve sigara gibi kutsal ve faideli gida maddelerinine yönlendiriyor!, aynen anayasada da bahsedildigi gibi bireylerin sagligini bu yolla koruyor! Ne kadar tesekkür etsek azdir. Avrupa nin bircok ülkesinde sokaklarda icki icmek yasaktir, icki icme yasi 21, sigara icme yasi ise 18 dir. Bu yasin altindakiler bu ürünleri alamazlar. Bizde nasil? Herhalde hicbir mahalle bakkali yada tekel bayii pesin parayi görüpte birader sen kac yasindasin demez. Vergi konusuna devam edelim, devletimiz fakir ve fukaranin gururunu kirmamak icin zenginden de ayni miktarda hatta fakirleri onore etmek icin zenginlerden daha az vergi aliyor, bu ince davranisa tesekkur etmek lazim. Mali Miladi senelerce erteleyip, sicak para kacacak diye para kontrolu yapmamak büyük bir beceri. Avrupa da insanlar vergi numaralari ile isimlendirilir ve banka hesap numaralari vardir. Bu bankalar bizdeki gibi de faiz vermez, aksine sizden aylik bir ücret alirlar. Ne kadar sansliyiz ki bizim bankalaramiz aksini yapmaktadir. Avrupa da gelir arttikca vergi orani artar, bizde ise gelir arttikca vergi orani azalir, hatta devletden alinan tesviklerle vergi vermek yerine onlar devletden vergi alir. Bunu daha ileriki bir yazimda, nasil yapildigini aciklayacagim.

Yazimi ilk kismini burda kesecegim, cünkü daha fazla yazarsam sanirim yazimi okuyacak pek Türk vatandasi kalmayacak, herkes KLM nin 2 kati fiyatla sattigi biletleri almaya kosacak?.

Yazımı en iyisi bir fıkra ile sonlandırayım.

Eski zamanlarda çok zalim bir padişah varmış. Halkla beraber olmaz, sadece kendi keyfini düşünürmüş. Saraydan hiç çıkmadan kuş sütüyle beslenirmiş. Refahını artırmak ve yeni cariyeler almak için de sıkça halktan alınan vergileri arttırır, halkla adeta alay edermiş. Tabii ki kendine yakışan yalaka bir veziri varmış. Padişah vergileri arttırdıkça, halkın tepkilerini ölçmekte bu yalaka vezire düşermiş. Halkın arasında tedbili kıyafet gezinip, isyan edenleri ve gösteri yapanları tespit ettirip kellerini aldırırmış. Padişah da bu durumdan bayağı zevk alırmış. Her defasında vezire halkın tepkisini sorar, vezirde halk kızgın, isyan ediyorlar deyince, o zaman yarin hemen vergileri tekrar arttır dermiş.

Gel zaman git zaman bu devam etmiş. Halk bitkin ve fakir, tabii ki saray halkı bundan dolayı memnun. Son olarak yapılan zamlar ve vergi artışından sonra, vezir padişahın karşısına koşarak gelmiş. Vezir şaşkın şaşkın, “padişahım halk çok mutlu, hepsi sokaklarda şarki söylüyor, gülüyor, hatta halay çekiyor. Herhalde yapacağımız vergi artışlarına alıştılar” demiş.

Padişah babasından öğrendiklerini hatırlamış birden.. “Olur mu vezirim, bu halkın açıkça isyan başlangıcı, hemen vergileri yarıya indirelim yoksa sarayı basıp hepimizi öldürecekler” demiş.

Kıssadan hisse anlayana.. Herkesin bir yere kadar sabrı olduğu unutulmamalı.

Allaha emanet olun.

Nuri Aslan

Bu yazı toplam 2001 defa görüntülendi.
Entropi Logo