Avrupa Birliğini Niye İstiyorum?

Bazilarinin sandigi gibi birinin AB ni isteme sebebi, o sahsin kansiz oldugu, vatanini satmak istedigi veya batiyi Türk kültürüne tercih ettigi düsüncesine asla katilmiyorum.

Evet bagirarak söylüyorum, Türkiye nin AB ne girmesi gerektigine inaniyorum. Bunu söyleyen kisinin de hem sizing kadar milliyetci , vatansever olduguna ve bir o kadar da muhafazakar olduguna ister inanin ister inanmayin.

Sebeplerini de bir bir siralayacagim. Öncelikle sosyal hayat ve sosyal devlet ve özgürlük. Türk milletinin bundan daha fazlasina layik olduguna inaniyorum. Avrupa nin totaliter komunist tek ülkesinden bahsediyoruz. Issizler ordusu, asgari ücretten daha aza sosyal güvencesi olmadan calisanlar. Vergi vermeyen ama devletden habire tesvik alan beyaz Türkler. Baska bir tarafta aldigi düsük ücretin %40 ini vergi olarak kaybeden bodrolu calisanlar. Kayit disi ekonomi, bastaci yapilan ve siyasetcilerle icli disli olan vergi hirsizlari, hayali ihracatcilar. Iste ülkemizin genel durumu. Ne yapilmasi gerekiyorsa yapilmali, buna vergi düzenlemesi mi dersiniz, kanunlar mi dersiniz, yönetmelikler mi? Bir taraftan özellestirilmedigi icin siyasi parti yandaslarinca sisirilen ve özel sektörde ayni isi yapan meslekdaslarinin yari isini yapmadan onlarin 2 katini alan kamuya bagli sendikali isciler, diger yandan devleti temsil ediyor diye hicbir sosyal hakki olmayan ve aclik sinirinda yasayan cogu üniversite mezunu memurlar. Memuru acliga yada acikca hirsizliga zorlayan bir sistem. Gidin görün gümrük memurlarini. Cogunun altinda son model bir arac. Arastiran yada karisan bile yok. Türkiye den yüce divanda yargilanip ilk hapis cezasi alan bakanlik gümrük ve tekel bakani idi. Sayin Tuncay Mataraci.. Ama degisen birsey olmadigini yeni bakanimiz hakkindaki iddialarla aciga cikti.

Sonuc ne getiriyor? Memur yolsuzluk ve rüsvet bataginda. Kusura bakmasin iktidar ama degisen hicbirsey yok. Damardan girdik iddialari biraz gülünc kaliyor. Ortada iddialar varken bakanlar istifa etmiyor ve yargilanmiyor. Dokunulmaz gibi komik ama etkili bir kalkan. Avrupa da dokunulmazligi olan tek parlamenter ülkeden bahsediyoruz. Sicak para soguk para ile ugrasirken, otel odalarinda Yahudi isadamlarina özel firsatlar sunan bir maliye bakani.. Oglunun %70 lik vergi artisindan sadece 1 hafta once Türkiyenin bir yillik ihtiyaci kadar misiri ithal etmesine arka cikan bir maliye bakani. Naylon fatura olaylarina bunlar olagan seyler diyen bir maliye bakani.. Bunlarla ben gurur duyamiyorum ve duyamayacagim. Avrupa da birakin bu tip kanitli bir iddiayi, cok basit bir itham karsisinda yargilanan basbakanlar ve bakanlar. Kimse arka cikmiyor. Cünkü at sahibine gore pardon kanun adamina gore islemiyor. AB deki vergi kanunlarini, siyasi partiler yasasini ve sosyal devleti istiyorum. Adalete güvenmek istiyorum. Mutlu olan devlete güvenen millet inaniyorum ki vatanina daha bagli ve daha caliskan olacaktir.

Özgürlük denince, sokakta gördügü bayanlara el veya söyle sarintilik etmeyi anlamayan bir özgürlük anlayisi, yada silah veya bicak tasimayi özgürlük sanmayacak bir kanun yapisi. Birimizin özgürlügü ancak digerinin özgürlügüne dokunmadigi sürece gecerlidir. Basörtüsünü , rejim icin bir tehlike görecek kadar paranoyaklasmis birinin kalkip bunu demokrasi veya özgürlük icin yapiyorum demesi ne derece dogrudur? Yada cagdisi kiyafet kelimesi? Birileri baska birileri üzerine nasil bu tip bir baski kurabilir? Nerede anayasa daki din ve vicdan özgürlügü ve kisi haklari? Avrupa tipi demokrasiyi bu yüzden istiyorum.

Sinirleri bozuk ve egitimsiz bir güvenlik teskilati. Gücü sadece maclarda 12 yasindaki cocuklara yeten ama Mafya ile mücadele konusunda yetersiz kalan bir yapilanma, hatta bazi memurlarini mafya liderleryle “part time” paylasan bir güvenlik gücü. Polis saygi duyulan ama korkulmayan bir müessese olmali,

Saygilarimla.

Nuri Aslan

Bu yazı toplam 1604 defa görüntülendi.
Entropi Logo