Stargate Universe

1994 yılında çekilmiş olan Kurt Russell’in oynadığı ilk Stargate filmini seyretmiştim. Piramitleri yapanların başka bir gezegenden geldiği ve sonra tekrar dünyayı terk ettikleri hikayesini anlatan film güzeldi. O yıllara göre konusu da, kurgusu da, özel efektleri de fena değildi. Sonrasında sanırım 3-4 tane daha Stargate serisi çekildi. En uzun süreli olanı Stargate SG-1 ile Stargate Atlantis idi. Seyreden bir kaç arkadaşım ısrarla önermişti seyretmemi, ama zaman bulamadım henüz.

En son çekilen Stargate Universe’i de yine tavsiye üzerine seyredeyim dedim. 3,5 bölüm seyredebildim sadece sonra sildim bilgisayardan tüm bölümleri.  İlk bölüm biraz hareketli gibiydi ama 2 ve 3 çok basit ve mantık hataları ile doluydu. Konu sıkıcıydı. Senaristlere fazla ödeme yapmamışlar ya da senaristler eski Stargate’lere güvenerek kendilerini fazla salmışlar.  Bir bölüm boyunca çölde dolaştılar. Neymiş efendim yüz yıllardır hareket halinde olan uzay gemisinin havalandırma filtresi bozulmuş. Ne lazım? kireç tozu. Çözüm: en yakın çölde aylak aylak gezerek arayalım. Kadimler denilen gemiyi yapan yaratıklar gemiyi yüzyıllar boyunca hareket edeceğini hesaplamışlar ama filtreyi düşünememişler. Kesin çin malıdır o filtre :)

Başka bir bölümde şöyle bir mantık hatası var. Uzay gemisi hasar görmüş, bir bölümden hava kaçırıyor, oranın kapatılması lazım. Aksilik ya kapı da bozulmuş, içerden kapatılabiliyor sadece. Çözüm: biri kendini feda edecek. Gemide askerler var, bilim adamları var, politikacı var, hepsini seyretmediğim daha ne işe yaradığını bilmediğim bir sürü insan var. Ama emin olduğum tek şey orada bir tane Türk yok. O gemide bir tek Türk olsaydı o kapıyı dışarıdan kapatmanın bir yolunu bulurdu kimse de ölmezdi. Başrolde işinin uzmanı bir bilim adamı var, bir fizik profesörü var, bir de süper matematik sorularını çözebilen dahi bir çocuk var.  Hiç birinin aklına başka bir çözüm gelmiyor. Tek çözüm biri içeriye girsin, düğmeye bassın, kendini feda  etsin, kalanlar kurtulsun. Fizik profesörü olmaya gerek yok. Orta okul fiziği yeterli bu iş için. Hiç mi küçükken kuş avlamamış bunlar ya da kapan kurmamış. Kurarsın basit bir düzenek, ipin ucunu çekersin dışarıdan, ağırlık düşer, düğmeye F kuvveti uygular, kapı kapanır.  Senaristlerin hiç birinin aklına gelmemiş. Türklerin pratik zekalı oluğu söylenir diğer milletlere göre ama Amerikalıların da bu kadar pratik zekasız olduğunu tahmin etmezdim. Sonra öğrendim ki yayından kaldırılmış bu dizi. İsabet olmuş. En sevmediğim şeylerden biri de seyircileri aptal yerine koyan senaristlerdir.

Stargate Atlantis’i henüz seyretmeye başlamadım ama umarım böyle basit bir senaryoya sahip değildir. Seyrettikten sonra onunla ilgili düşüncelerimi de yazarım tekrar.

Entropi

 

Bu yazı toplam 2286 defa görüntülendi.
Entropi Logo