Din Ulemaları Ne İçin Gereklidir? Nerden Bulunur?

Öncelikle herkese merhaba, inşallah sırf yazmak için yazma hastalığına tutulmadan, sizleri canınızdan bezdirmeden kendimce bir şeyler söyleyebilirim. Her türlü eleştiriye açığım ama hakaret ve küfür olmadan. İlk yazımı yazarken ne ile başlayayım diye düşündüm. Tabii ki önce besmele ama sonra? Konu ne olmalıydı? Su din ulemaları konusu ilginç geldi bana.. Niye mi? Bilmiyorum ama sakın başbakanı korumak için bu yazıyı yazdığımı düşünmeyin.

Önce kendime baktım.. Hangi konular için benden bilgili birilerine danışmam gerekir? Bunun içine acaba dini konular giremez mi?

Ve benim kafamda oluşan iki konu.. Islami usullerle kesilmemiş hayvanin eti helal midir? Avrupa da yasayan Türkler bu konuda ne yapıyorlar?

İkincisi bir Müslüman islama göre haram olan şeyleri, Müslüman olmayanlara satıp rızkını temin edebilir mi? Çünkü yine Avrupa da yasayan onbinlerce Türk kebapçı dükkanlarında domuz ürünlerinden yapılan pizza ve bira satıp gelirlerini temin ediyor.. Bu kebapçı arkadaşların bir kısmi da 5 vakit namazını da ifa ediyor.

Ben bu konuları kendimce araştırdım. Kendi perspektifimden bakıp sizlerin ne düşündüğünü söyleyeceğim. Son olarak ta başörtü meselesini açacağım.

Islami usullerle kesilmemiş hayvanin eti yenmesi konusunda, benim bulduklarım bazılarını mutlu etmeyebilir. Her neyse, kabul edilen görüşe göre ehli kitabin kestiği hayvanin eti yenebilir. Yani Hıristiyan ve Yahudicin kestiği hayvanin eti haram değildir. Peki Kuran da tam olarak ne diyor? “Allah sizlere yalnız leşi, kanı, domuz etini, bir de Allah’tan başkası adına kesilenleri haram kıldı” (el-Bakara, 2/173; Nahl, 16/115). Buradan çıkarılacak sonuç nedir? Eskiden hayvanlar ancak sok önemli bir sebeple kesilirdi. Genelde bu kesim hayvani kurban etmek seklinde uygulanırdı. Putperestlerin bu amaçla kestikleri hayvanların eti Müslümana haramdır çünkü bir put adına kesilmiştir. Tabii ki bir Müslüman kasabın islami usullere kestiği hayvanin etini yeme sansımız varsa bunu tercih etmeliyiz.. Ama ya yoksa?

Peygamber efendimizin bizzat hadislerinde ve sünnetinde, bir yahudinin kebabını yiyip daha sonra bu etten zehirlendiği de bildirilir. Demek ki bu konuda hadisler de ayni şeyi doğruluyor. Peki ye, dükkanında domuz eti ve içki satışı? Haram olanın yenmesi ile satılması farklı midir? Öncelikle bu konuda “darül harp” konusunu dile getirenler var. Kısacası olan olayı aktarayım. İmam-ı Azam zamanında, halife orduları bir savaş sonrası ganimet elde ederler. Bu elde edilen ganimet sadece domuz eti ve şarap tan ibarettir. Öncelikle ganimeti imha etmek düşünülür. Ancak imam i Azam, bunun yerine bu ganimetin Müslüman olmayanlara satılıp elde edilen paranın savaşta şehit düşmüşlerin yakınlarına verilmesini uygun görmüştür. İste bu darül harp ten yola çıkan bazı arkadaşlar su an yurt dışında bu işlerle iştigal etmektedirler. Yorum size ait? Bence bunun “darül harp” le yakından uzaktan alakası yok, zaten hangi birimiz nefsimizle savaşta başarılı olabiliyoruz ki? İki konu ve iki görüş. İste din ulemasının niçin gerekli olduğunun en açık açıklaması.

Simdi gelelim başörtüsüne. Fransız laik demokrasisine göre!, boyundaki kolye seklindeki haç, kafadaki kipa ve başörtüsü dini simgelerdir. Bunların kamusal alanda giyilmesi dini bir ayrımı gerektirebilir. Burada hatalı olan nokta sudur. Bunun içine yerel giysiler alınmamıştır. Sadece din hedef alınmıştır. Biri boynuna muska taksa, belki hristiyanliktaki haç kolye ile ayni kabul edilebilir, ama başörtüsü bir simge değil bir kıyafettir. Kıyafetler simge kabul edilemez. Ayrıca Fransa’daki kamusal alan bizdekinin aksine çok sınırlıdır. Ne hastaneleri ne de üniversiteleri kapsamı alanına alır. Ben başbakana bu konuda hak veriyorum din uleması gerekli.. Peki nereden bulacağız bu din ulemasını? Bence ilahiyat fakültelerinden?. Ancak Zekeriya Beyaz’i görünce ben bu konuda dehşete kapılıyorum.. Bilen varsa söylesin.. Çünkü gerçekten ben bu konuda çaresizim..

Saygılarımla.

Nuri Aslan

Bu yazı toplam 2011 defa görüntülendi.
Entropi Logo